ZTBB Fitoterapi Kursum

ZTBB bahçe planı

6 aydan beri bitkilere iyice merak sarmış durumdayım. Latince bitki isimlerini ezberliyorum, bitkilerin içerdiği maddeleri öğrenmeye, ulaşabildiğim yabancı kaynakları okumaya, bitki yağları yapmaya ve nelere iyi geldiğini öğrenmeye çalışıyorum. Hatta bir fihristi şifalı bitki defterine çevirdim. Güvenilir kaynaklardan bulduğum bilgileri bu deftere yazıyorum. Şimdilik 60-70 bitkiyi önceliğime aldım, bunları araştırıyor ve isimlerini ezberliyorum. Hatta sitede çocuklarıma uygulayıp memnun kaldığım tecrübelerimi sizlerle paylaştığım birkaç yazı da yazdım.

Diş Çıkaran Bebeklere Bitkiler
Çocukları Karıncalardan Korumak
Evde Bitki Yağı Yapımı
Çocuklarda Güneş Yanığı
Çocuklarda Sivrisinek Isırıkları
Çocukları Sivrisineklerden Korumak
Bebek ve Çocuklar için Şifalı Bitkiler
Çocuklarda Kuru Öksürüğe Adaçayı
Anne Sütü Bebekte Gaz Yapar mı?
Bebeklerde Gaz Sancısı

Fakat bitkiler için daha fazla birşey yapabilmeli, onları tanımalı ve artık sistematik bir bilgi almalıydım. İnternette araştırma yapınca karşıma önce NGBB yani Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi isimli biryer çıktı. Burası Anadolu yakasında olunca çok üzüldüm tabi. Sonra sonra internette ZTBB yani Zeytinburnu Bitkiler Bahçesi’ne ulaşınca tamamdır dedim aradığım yer burası. ZTBB 2005 yılında, tıpta kullanılan bitkileri halka tanıtmak maksadıyla açılmış bir bahçe. Zeytinburmu Belediyesi ve Merkezefendi Vakfı tarafından açılmış. ZTBB hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz bakınız: Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi.

Eylül başı gibi ZTBB’yi gezme fırsatım oldu geniş ailemle, bol bol fotoğraf çektim. Maalesef fotoğraf için oranın en güzel zamanı haziran ayıymış. Gittiğimde pekçok bitkiyi, hatta çok merak ettiğim civanperçemini bile görememiştim. Geçen hafta pazar günü de fitoterapi(bitkilerle tedavi) kursuna başladım. Kursumuzu Prof. Dr Abdülkerim Alpınar veriyor. Üniversite biteli neredeyse 8 seneyi devirmişim. Ama öğrenciliği seviyorum. Daha doğrusu öğrenmeyi ve öğrendiklerimi paylaşmayı seviyorum. Aynı ilgi alanına sahip arkadaşlarla ve hocamızla bir havayı solumak gerçekten çok zevkli. Kurs sırasında aklıma takılanları sorma fırsatım oldu. Hatta elim havadan hiç inmedi diyebilirim. Bazı sorularımda daha sormadan cevaplanmıştı bile. Geçen pazar kursta birçok şey öğrendim. Aklımda kalan birkaç şeyi yazmam gerekirse;

  1. Ihlamurun kaynatılmadan demleme usulu yapılması gerekiyormuş. Bizim kullandığımız amaçla yani boğazlarımız yumuşasın diye ıhlamur içiyorsak sadece çiçekleri demlememiz gerekiyor. Yapraklarda ise tam tersi yumuşatıcı değil kurutucu bir etki var. Eğer çiçeklere yapraklar katılarak demlenirse çiçeklerdeki yumuşatıcı madde(müsilaj) ve yapraklardaki kurutucu madde(tanen) tepkimeye girerek etkisiz bir karışım oluşuyor. Hatta eğer kaynattığınız ıhlamur kırmızı renk almışsa bu tepkime meydana gelmiştir ve yumuşatıcı bir etkisi yoktur.
  2. Eğer çocuklarımıza 4 yaşına kadar şeker yedirmezsek hayatı boyunca şeker hastalığı olma riski azalıyor.
  3. Stevia diye bir bitkinin olduğunu ve bunun dünyada şeker yerine kullanıldığını da yeni öğrendim. Bu bitkinin bir yaprağı bir bardak çayı tatlandırmaya yetiyormuş. Ve böylece vücudunuza şeker almadan çayın tadlandırılması sağlanıyormuş. Hatta sanırım İtalya’da şeker fabrikaları bu bitkiye savaş açmış durumdaymş.
  4. 1970′lerde Talidomit isimli sakinleştirici bir ilacı kullanan hamileler 3000 tane kolsuz, kafasız çocuk dünyaya getirmiş.
  5. Piyasadaki birçok bitki yağı doğal değil sentetikmiş. Mesela gül yağı 30 gülden sadece 1 damla çıkıyormuş. Doğal olanları çok kıymetli. Gene demekki bitki yağını evde yapmak en güzeli.

Bunlar gibi daha birçok şeyi öğrendim. Kurs hafta içi ve hafta sonu şeklinde açılıyor. Eğer sizde fitoterapi ile ilgiliyseniz açılacak olan kurslar hakkında bilgi almak için arayabileceğiniz telefon: 0212 6644155 (ZTBB)

Benim kursa katılmaktaki en önemli amacım çocuklarımı korumak. Onlara herseferinde antibiyotik vermek istemiyorum. Ufak tefek hastalıklarında ya da önlem olarak bitkileri kullanmak istiyorum. Mesela çocuklarımı örnek verecek olursam.

  1. Büyük oğlum Ömer 10 yaşında. Doğduğundan beri kullandığı antibiyotikler ve iğnelerin haddi hesabı yoktur. İlk göz ağrısı olunca en ufak birşeyde hop doktora hop bir kutu antibiyotik. Hatta burnuna bir kulaklık süngeri sokmuş, öksürmeye başladı haliyle, süngerin arkasında sıvı birikiyor ve boğaza akıyor. Doktora götürdük. Hop bir kutu antibiyotik. Sonra aylar geçiyor öksürük geçmiyor ve burnundan kötü kokular gelince benim araştırmalarım sonucu yani teşhisi ben koymuş olarak doktora gittik ve sünger parçası çıkarıldı burnundan. Sonraki senelerde gene onlarca antibiyotik içtiği kuru bir öksürük. Ardından adaçayıyla tanıştık. Artık öksürmüyor ve boğaz ağrılarımız da çok seyreldi.
  2. İkinci oğlum Eyüp 4 yaşında. Doğduğundan beri 6 aylıkken 1 kez antibiyotik kullandı. Şimdi adaçayını çok seviyor benden durmadan adaçayı istiyor :)
  3. İkiz kızlarım Zeynep ve Zehra 1,5 yaşındalar. Doğduktan 25 gün sonra öksürmeye başlayıp bizi çok korkuttular. Onda da doktor vermedi antibiyotik. Sekrol verdi ve birkaç güne geçmişti öksürük. İkizler ilaçlar konusunda en hassas olduğum zamana denk geldiler. Ve hiç antibiyotik içmediler doğduklarından beri. Adaçayı, papatya ve rezeneyi veriyorum hastalanırlarsa.

Tabi körü körüne bitki kullanmakta doğru değil. Eğer 3 haftadır bitki kullanıyorsanız ve de hastalıkta bir değişme olmadıysa mutlaka doktora başvurmak gerekiyor.

Kimyasallardan heryerde uzak durmaya çalışıyorum. Tabi bu cümle de yanlış oldu Hocamız’ın söylediğine göre. Çünkü herşeyin içeriği kimyasal, bitkilerde de kimyasallar var. Yani bir üründe kimyasal içermez yazıyorsa bu saçma birşey. Ürün satanın bilgisizliğini gösteriyor. Sentetik içermez denmesi daha doğru olacaktır. Her konuda sentetiklerden kaçmaya çalışıyorum. Bu ev temizliğinde de geçerli. Evimi doğal sirke, limon, karbonat gibi temizleyicilerle temizliyorum. Bulaşık makineme limon tuzu ve karbonatı karıştırıp deterjan yerine kullanıyorum. Parlatıcı gözüne elma sirkesi döküyorum. Şimdi de çamaşır makinesi için doğal bir deterjan arayışındayım. Hatta deterjanımı yapmak için boraks aldım bile. Umarım kursta bunlarla ilgili tüyolarda alabilirim. Kursum 5 hafta pazar günü. Geriye kaldı 4 pazar. Keşke hiç bitmese..

Not:Resim ZTBB bahçe planıdır.

14 thoughts on “ZTBB Fitoterapi Kursum

  1. Saadet hanım merhabalar, doğal deterjan olarak ben çöven kökü bitkisi alıp kullanacağım. Kaynatarak sıvısı falan da yapılıyor. Eğer siz de veya ilgilenen başka arkadaşlar da olursa çokça temin edip piyasadan daha uygun bir fiyata mal edebilirim. Sizlerden gelecek talebelere göre hareket edeceğim. Sizin fikriniz nedir bu bitkiyle ilgili? Duyduysaniz detayları paylaşırsaniz sevinirim.S saygılarımla…

  2. Türkan Barulay says:

    Saadet hanım: ( boraks’sı ) nereden bulduğunuzu ve kilosunu kaça aldığınızı,öğrenebilirmiyiz.
    Ben bizim akdardan sordum, (100 gr ) 1.75 tl olduğunu söyledi.
    Ben çoğu yorumları okudum ve boraks’sın kilosunu 2-3 tl ye alan var .
    En uygununu nereden bulabiliriz. Şimdiden çok teşekkür ederim.:):):)

    • Boraksı Eminönü’nde kimyasalcıların olduğu yerden aldım. Kimyasalcılar Kurukahveci Mehmet Efendi’nin ilerisinde. Kilosunu 2.5′a aldım yanlış hatırlamıyorsam.

  3. merhaba,sitenizi çok beğendim,elinize sağlık,bende çok ilgiliyimdir nakış,piko,dikiş,el işleri,kısacası sanat aşığıyım,hala öğrenme hevesindeyim,arkamda bir çok ürün bırakmak ve anılmak hayatı boş yaşamamak amaçım,ama bazen hastalık bırakmıyor işte,25.yaşında ankilozan spondilite yakalandım.3.sene evvelde akdeniz ateşi teşhisi kondu.bunun yanında tansiyon,kolestrol gibi hastalıklarda eklendi hastalıklarda dikkatliyim ama metobolizma hastalıkları vücudun başka organlarınıda etkiliyor yılmıyorum yaşamaya çalışıyorum.bademcik için;benimde alındı,ama ben çocuklarımın bademciklerinin alınmasına engel oldum,sizlere söylemek istedim,ben faydasını kızlarımda gördüm,şu anda büyük kızım 23 yaşında 2010 agustos da evlendi.bademcigi artık şişmiyor.1 kilo sele zeytini ezip cekirdeğini cıkarın,1 demet maydonozu sapları ile zeytinle blendırdan gecirip macun yapın.bunu 4 eşit parcaya ayırıp,herbirini bir bezin üzerine naylon koyun üzerine macunu serin,bogazına sarın 3 saat tutun,bunun herbir parcasını bir gün kullanırsanız 4 günde bitecek,yalnız bogazınız şiştiği zaman yaparsanız iyi sonuç alırsınız.çünkü iltihabı söküyor.hastalıklarda benim ilgimi cekmiştir araştırma yapmayı seviyorum bilgisayarıda cıkarandan allah razı olsun ben 49 yaşındayım 3 kızım var.allaha emanet olun saygılarımla,

    • Merhaba Nermin Hanım
      Duygularınız içtenlikle dile getirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Ankilozan spondilit hakkında bu ara bende biraz araştırma yaptım. Ama yaşayan biri olarak bu hastalığı daha detaylı anlatabilir misiniz? Çünkü çevremde kalça ağrılarından muzdarip birçok insan var. Bu şikayetlerini duyunca bahsettiğiniz hastalık geldi aklıma.

      Bademcik ile ilgili paylaştığınız doğal tedavi içiinde çok teşekkür ederim. İnanın böylece birçok insana hap beraber faydalı olmuş olacağız.

  4. camuralioglu says:

    zehra ne tür bal.zeynep ne tur balbal.balla ilgilen . neye yarar.niye yarariselamlar.

  5. tüm bilgiler ,için Allah razı olsun,sağolun

  6. sibeltunay says:

    Sevgil Saadet,benim iki çocuğumun badecimklerini daha 7 yaşlarını bitirmeden aldırmıştık.Canımıza tak etmişti bu bademcikler.Çocukları aldığı Antibiyotikler artık bir hafta dayanıyor,gene başlatıyordu doktor.Artık iğnelere dönüşmüştü ilaçlar.Ben ve çocuklar her ay penadur vurunuyorduk.Oiğnenin acısıda bir hafta popomuzun üzerine oturamıyorduk.Anlıyacağın çok çektik.85-92 YILLARINDA ALTERNATİF BİTKİLER YOKTU.Mecburen ilaçlara saldırdık.Artık bir zaman sonra, Antibiyotikler resmen bize alıştı,bizle savaştı.Bizim direncimizi bitirdi.Cahil anne,baba olmadığımız halde bunları yaşadık.Badecimcikler alındı,çocuklar toparlamaya başladı.Sonradan doktorlar demez mi keşke aldırmasaydınız.Ama iş işten geçmişti.Her organın bize faydası var,bende inanıyorum.Genç anneydim,bademciği o yıllarda alt edemedim.Benim de romatizmam vardı.Yılda bir kere kortizon iğnesi vurulurdum.Tesadüf eseri elime ISPARTA nın DAĞ KEKİĞİ geçti.Sabah akşam bir yıl demledim içtim.9 senedir iğne vurunmuyorum.Gelde inanma mucizesine.Sanki iltihapları kuruttu.Bileklerim,kolum,dizlerim çok ağrırdı.Yağmurlu havalarda biraz ağrı hissedim,hemen içerim.Evimden hiç eksik etmem.Kışın,eşim ve çocuklarla birlikte karma çay demlerim.Kaynamış suya hepsinden bir cimcik atarım.(kekik,ada çayı,zencefil,zerdeçal,civan perçemi,yeşil çay,tarçın,karabaş otu)Bunlardrın bazısını koyarım,bazısını koymam.Bayağı bir gripsek hepsinden demliğe koyarım.Limon dilimleri ile portakal kabuğu da atarım demliğe.10 dakka dinlendikten sonra hepimiz içeriz.Boğaz mikroplarını öldürdüğünden eminim.Benim bademciklerim alınmamıştı.Sanırım ben bunları içerek kurtuldum.Ama çocukları bıçak altından kurtaramadım.Bunun için çok üzülürüm.Senin uğraşlarını takdirle karşılıyorum.Ne olur bırakma.Daha çok araştır bizide bilgilendir.Mutlaka duyarlı anneler yazılarını okuyacaktır,faydalanacaktır.Saadet’ciğim,lavanta ve portakal kabuğunu zeytin yağına yatırdım.25 GÜN SONRA O MİS KOKUYU ELDE EDECEK miyim ,merakla bekliyorum.Teşekkürler.

  7. saliha kuru says:

    selamün aleyküm saadet hanım , çok egitici öğretici bir siteniz var öncelikle siziçok begenerek takip ediyorum dogal olan herşeyi araştırıp bulmanız ve bunu bizlerle paylaşmanız çok güzel hiç görmesemde size saygı ve sevgi duyuyorum allaha emanet olun

    • as saliha hanım
      böyle sözler duymak gerçekten iyi geliyor insana. herşey çocuklarımızın geleceği için. bütün arzum yarın birgün bu dünyadan göçedince daha sağlıklı çocuklar ve daha temiz bir dünya bırakmış olmak. görüşmek ümidiyle..

      • SALİHA KURU says:

        Selamün aleyküm Saadet hanım yorumuma cevap yazdıgınız için sağolun insaallah çocuklarımızı arzu ettiğimiz temiz bariş dolu saglıklı bir dünyada büyütürüz benimde 2 oglum var çevreden onlara bir zarar gelmesinden hep korkarak yaşıyoruz o kadar sey duyduktan sonra Allah herkesin çocuklarını korusun bizimkileride Allah iyi insanlarla karşılaştırsınben orduluyum Allaha emanet olun Allah yar ve yardımcımız olsun

  8. Sevgili Saadet,

    Stevia burda sivi veya toz olarak satiliyor. Eger ihtiyac varsa ben gelirken getirebilirim. Anneme getirdim, toz halinde ufak seker paketi gibi satiliyor, fiyati da makul. Tadi ise sekere cok yakin, cayda bile rahatsizlik vermiyor. Bir de agave diye bir kaktusun surubu var, bu da seker yerine kullanilabiliyor. Bu ikisinin de ortka ozelligi dusuk glisemik indekse sahipler; seker hastasi olanlara veya islenmis seker kullanmak istemeyenlere secenek. Agave ise sadece surup halinde satiliyor; onun tadi da guzel ben begenerek kullaniyorum.

    • merhaba serra
      araştırdığım kadarıyla burda da varmış. şimdi bitkisini de büyütmek istiyorum. hamur işlerinde kullanılabilmesi çok güzel.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title="" rel=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>