Çocuklarda Kuru Öksürüğe Adaçayı


Bundan böyle sitemde çocuklarım için kullanıp sonuç aldığım şifalı bitkilere de değinmek istiyorum. Hani bir reklam var ya “benim annem hem doktor, hem mühendis hem ….. hem ayakkabı bağlayıcısı hem…” diyor ufaklığın teki. İşte bu yüzden biz annelerin işi oldukça zor. İnsan çok yönlü bir varlık, insan yetiştirmekte çok yönlü bir iş. Anne olunca her işten biraz anlamanız, kafa yormanız gerekiyor.

Benim bitkilere olan merakım çok öncelere dayanıyor. Rahmetlik babamın evimize aldığı şifalı bitki ansiklopedisini her defasında hatim edercesine okumalarım geliyor aklıma. Eskiden beri bütün bitkileri tanıyıp şifalı etkilerini öğrenmeyi de hep çok istedim. Bu hep içimde bir uhde olarak kalmıştır. Fakat bu konuda donanımlı kimseyi bulamadım etrafımda. İnternette de şifalı bitkiler konusu bilgi çöplüğüne dönmüş durumda çöp siteler yüzünden. Güvenilir 1-2 kaynaktan başka bilgi sitesi yok. Tecrübe paylaşan bir siteye de rastlamadım hiç. Hiç olmazsa ben hayatımda yaşadığım bitki tecrübelerini aktarırsam birilerine bir faydam dokunur diye bu konuda tecrübe ettiklerimi aktarmaya çalışacağım. Benim çocuğumun öksürüğü karşısında yaşadığım acziyyeti-sıkıntıyı belki bu yazıyı okuyan birsürü anne yaşamamış olacak ne güzel!

Gelelim konumuza. Oğlum Ömer’in 4-5 sene evveline dayanan kuru öksürükleri vardı geçtiğimiz kışa kadar. Ömer bu süre zarfında epey hırpalandı. Defalarca doktora taşındı, şişelerce antibiyotikler, öksürük şurupları Ömer’in derdine deva olmadı. O ara internette aratınca “İstanbul bronşiti” diye bir hastalık buldum ama beni bir sonuca götürmedi.

Velhasıl senelerce Ömer kuru kuru sebebini bilmediğimiz şekilde öksürdü öksürdü durdu. Bir okurum geçenlerde yorumlara “anamın ilki olacağıma dağlarda tilki olaydım” diye bir atasözünden bahsetmiş. Okuyunca benimde ilk çocuğum olan Ömer geldi aklıma. Zavallı Ömer’in doğduğundan beri içtiği antibiyotikleri düşününce vahlanıp duruyorum, çocuğumun ciğerlerine neler ettik diye. Kuru, sanki boğazından aşağı bir akıntı varmışçasına, fakat başlayınca bir türlü kesilmek bilmeyen gıcık şeklindeki öksürük nöbetlerine en son çareyi adaçayı kullanmakta buldum ve sonuçta öksürükten eser kalmadı. Profesör Saraçoğlu’nun kitabında adaçayını okuyunca uygulamaya karar verdim. Adaçayıyla ilk buluşmamız o tarihe rastlar. Ömer’e adaçayı içirdim, biz de içmeye başladık. Ayrıca gargara da yaptırdım Ömer’e. Ve böylece inanır mısınız senelerdir gıcık şeklinde öksüren Ömer artık iyileşti. Artık adaçayı bizim doğal antibiyotiğimiz oldu.

Kaynar suda 3-4 dakika demleyerek çay şeklinde tüketebileceğiniz adaçayını, bir kavanoza doldurup banyo dolabında 2-3 gün bozulmadan saklayabilir, böylece tamamen doğal -kimyasal olmayan- bir ağız gargarası yapabilirsiniz. Böylece mikropların ağız yoluyla girişini bu gargarayla önleyebilirsiniz. Bilhassa okuldan eve mikrop taşıyan abi-ablaların gelir gelmez adaçayı gargarasını yapması, diğer kardeşlere bulaşacak hastalıklar içinde çok iyi bir önlem olacaktır. Adaçayını marketlerden sallama olarak alabilirsiniz. Ama benim tavsiyem güvenilir aktarlardan görerek demet halinde olanlarından alınması. Çünkü iş fabrikasyona döküldü mü içine her türlü hile-hurda giriyor. El değmiyor ama kimbilir neler değiyor!

Araştırmalarım sırasında öğrendimki adaaçayı çok etkili bir mikrop öldürücüymüş. Solunum sistemi salgılarını düzenlermiş. Bademcik iltihabında da kullandık hem gargarasını hem çayını. Bir özelliği de terlemeyi azaltması. Adaçayı evimden, ecza dolabımdan eksik etmeyeceğim bitkiler arasında baş sırada yerini aldı bile.

Zaman zaman gene tecrübe ettiğim bitkileri buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü bu konularda edinilmiş tecrübeleri okuyup öğrenmek ve gelecek nesillere aktarımını sağlamak çok önemli. Benim öksürükle kaybettiğim vakti siz kaybetmeyecek ve böylece çocuğunuzu belki bir adım daha öne götürebileceksiniz.

26 thoughts on “Çocuklarda Kuru Öksürüğe Adaçayı

  1. EYLEM TEKİN says:

    merhaba benım kızım 3 yasında sürekli mevsimsel geçişlerde burun akıntısı geniz akıntısı gece uyurken öksürük hapşırıkları oluyor sureklı zaditen dıye bır damla kullanıyorum kış boyu ve cok terliyor şuandada dr götürdüm ve faranjit olduğunu söyledı doktor sesı kısık boğaz kuruluğu var yutkunma güçlüğü yasıyor ve süreklı ateşi yukselıyor ne yapabılırım ada çayını okudum şimdi faydasını görürmüyüm ne kadar vermeliyim acı tadı var sanırım neyle tatlandırabılırım yoksa içiremem

    • Merhaba. Adaçayının tadı kötü değildir. Ancak uzun uzun kaynatılınca acılaşır. Şifai maksatla kullanılacak bitkiler kaynar suyla demlenmeli. Su bardağının üçte birini günde üç kere verebilirsiniz, bal ekleyebilirsiniz. Ancak kendi tadına alışması daha iyi tabi. Adaçayını kullanırsanız hastalık aralıklarının bile arttığını göreceksiniz. Çünkü bağışıklığı güçlendiriyor. Kullanın ve sonuçları bizimle paylaşın lütfen.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title="" rel=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>